Myspace Layouts





"hayata değer herşey burada" - Blogcu - Sayfa 3



"hayata değer herşey burada"

İki Fincan Kahve

Kategori: Belirtilmemiş

Kavanoz ve 2 Fincan Kahve: 

Ne zaman hayatında bazı şeyler taşınamaz hale gelirse, ne zaman
24  saat kısa gelmeye başlarsa, o zaman mayonez kavanozu ve
2 Fincan Kahveyi hatırlayınız!
 
Bir gün bir Felsefe profesörü, elinde birkaç kutu olduğu halde derse gelir. Ders başladığında, hiçbir şey söylemeden, önüne büyükçe bir mayonez kavanozunu alır ve ağzına kadar tenis topları ile doldurur. Ve öğrencilere kavanozun dolup dolmadığını sorar;
Öğrenciler ittifakla kavanozun dolduğunu ifade ederler, Bu sefer profesör önündeki kutulardan bir tanesinden aldığı çakıl taşlarını, çalkalayarak kavanoza  döker, böylece çakıl taşları kayarak, tenis toplarının aralarındaki boşlukları doldurur ve öğrencilere tekrar kavanozun dolup dolmadığını sorar, onlar da 'evet' doldu derler, profesör bu defa masanın üzerindeki diğer kutuyu eline alır ve içindeki kumu yavaşça kavanoza döker. Tabii ki kumlar da çakıl taşlarının aralarındaki boşlukları doldurur. Ve tekrar öğrencilere kavanozun dolup dolmadığını sorar, Öğrenciler de koro halinde 'evet' derler.
 
Bu sefer profesör masanın altında hazır bekleyen 2 fincan kahveyi alır ve kavanoza boşaltır, Kahve de kumların arasında kalan boşlukları doldurur. Öğrenciler gülerler! 
Profesör öğrencilerin gülüşünü destekleyerek 'eveet' Diyerek;
Ben 'Bu kavanozun bizlerin hayatınızı simgelediğini ifade etmeye çalıştım' Der.
Şöyle ki;  Bu tenis topları hayatınızdaki önemli şeylerdir; aileniz, çocuklarınız, sıhhatiniz, arkadaşlarınız ve sizin için önemli olan şeylerdir.
 
Diğer şeyleri kaybetseniz de, bu önemli  şeyler kalır ve hayatınızı doldurur.
O çakıl taşları ise daha az önemli olan diğer şeylerdir;  işiniz, eviniz, arabanız vs.
 
Kum ise diğer ufak tefek şeylerdir.
 
'Şayet Kavanoza önce kum doldurursanız...' diye, anlatmaya devam eder, 'çakıl taşlarına  ve özellikle de tenis toplarına (yeterli) yer kalmaz.
 
Aynı şey hayatımız için de geçerlidir. Vaktinizi ve enerjinizi ufak tefek şeylere harcar, israf ederseniz, önemli şeyler için vakit kalmayacaktır . .  .
 
Dikkatinizi mutluluğunuz için önem arz Eden şeylere çevirin. Çocuklarınızla oynayın. Sağlığınıza dikkat edin. Eşinizle, dostunuzla yemeğe  çıkın.  Evinizin ihtiyaçlarını karşılayın. Öncelikle tenis toplarını kavanoza  yerleştirin. Öncelikleri, sıralamayı iyi bilin.
Gerisi hep kumdur.
 
 
Bu Ara Bir öğrenci  sorar; 'Peki, O iki fincan kahve nedir?'
Profesör tebessümle: 'Hayatımız ne Kadar dolu olursa olsun, her zaman dostlarımız ve sevdiklerimizle bir fincan Kahve içecek kadar yer vardır!!!'
 

Merhaba arkadaşlar daha önce  bu yazı yı çok sevdiğim bi arkadaşim göndermişti bana  bugünde selmahlc adlı blogcu arkadaşımızın sayfasında tekrar okuyunca yayınlamak istedım..

21:07 - 10/9/2008 - yorum {2} - yorum yaz


TOPAL SEVDA

Kategori: Belirtilmemiş

Topal Sevda
Dün sahilde karşılaştık.
Bir an gözüm ısırdı,
Sonra birden tanıdım.
Düşmemek için zor tuttum kendimi
Bacaklarım titredi,
Bir ağaca yaslandım.

Yırtılan bir mektup gibi,
Sisli hatıraların gerisinden bakıyordu.
Eski bir sevdanın
Durulmamış nehirleri,
Çırpınarak yüreğime akıyordu.

Hatırladığım,
Bir sonbahar günüydü,
Karşımızdaki yeni eve taşındılar.
Bütün gün bakışıp duruyorduk.
Gözleri...
Gözleri sanki birer kurşundular!..

O zamanlar ben,
Zıpkın gibi bir çocuktum,
Liseye yeni başlamıştım.
Onun, saçlarını geriye savurup
Çapkınca gülümsemesinden hoşlanmıştım.

Ne zaman cama çıksam, karşı balkonda
Itırlı bir çiçek gibi tütüyordu
Ne zaman buluşalım, desem,
Olmaz, diyordu.
Mektuplaşmak ona yetiyordu.

Bir Temmuz akşamıydı,
Unutmam...
Yazlık sinema daha yeni dağılmıştı,
Bahçe kapısında sıkıştırıp öpmüştüm,
İçeri kaçıp saatlerce ağlamıştı.

Sonraları çok konuştuk, gezdik.
Bazen ağlaşıp bazen de gülüştük.
Çılgın gibiydik,
her firsatta buluştuk.
Uluorta öpüştük, herkesin diline düştük.

Ailesi baş edemedi,
Mersin’deki halasına gönderdi.
Hiç arayıp sormadım.
Ben o sıralar eylemci oldum;
Mahalleden ayrılıp
Yıllarca eve de uğramadım.

Dünyam değişmişti artık...
Memleketin gidişatını
Hiç mi hiç beğenmiyordum.
Forumlara, yürüyüşlere katılıyor,
Durmadan şiir okuyup,
Ajitasyon çekiyordum.

Ah o gençlik rüzgarı, ah...
Ezilen insanları, tek başıma
Kurtaracağımı sandım...
Anarşik bir eylem sırasında,
Seken kurşunlarla
Bacağımdan yaralandım.

Ameliyatın ardından
Yıllarca yattım içerde...
Dosyam bir hayli kabarmıştı.
Beni, o nemli koğuşlarda,
Vefakar anamdan başka
Hiç kimse aramamıştı...

İçerden çıkınca, onu sordum,
Bir astsubayla evlenip buradan gitmişti.
Oysa, kibrit ağusuyla
Koluma dağladığım ismi,
Hala silinmemişti...

Hayat devam ediyordu...
İçkiye vurmuştum,
Unutmayı deniyordum.
Pencerenin önünde,
Kuruyan bir çiçek gibi
Günden güne tükeniyordum...

Anam çökmüştü artık,
Ölmeden mürüvvet istiyordu
Bazen oturup dertleşirdik.
Kimsesiz bir kadın varmış, körmüş,
Olur, demiş.
Ben de fazla uzatmadım, evlendik.

Geçmişe ait ne varsa,
Mektuptu, resimdi;
Bir-bir ayırıp yaktım ateşte.
Nasıl gittiğini sorarsanız,
Ne bileyim,
Kör-topal gidiyor işte...

Ne var ki, o hırçın saçları
Hep yüzüme savruluyor,
Balkona her baktığımda.
Pişmanlık, bir eski yara gibi
Hala kımıldayıp duruyor
Onu hatırladığımda.

Biliyorum, onunla olsaydım
Böyle kavga edip durmazdım yüreğimle.
Biliyorum, bu sevdayı ben yıktım,
Ben öldürdüm
Bu hoyrat ellerimle!..

Dün, sahilde karşılaştık.
Bir an boş bulundum,
Sendeler gibi oldum.
Öyle bir baktı ki,
Ben o gözlerde
Bir ömrün bütün acılarını buldum...

Bir şeyler söylemek ister gibiydi.
Başını eğip gitti, çocuklarının yanına
Nedendir bilmiyorum, fakat
Girmek istemedi sanki,
Kocasının koluna...

Ardından koşup durduramadım,
Ona soramadım.
Öylece donakaldım...
Çünkü o anarşik eylemden beri
Ben artık
Değnekli bir topaldım!..

YUSUF HAYALOĞLU
 

Arkadaşlar ben bu şiiri okuduğumda çok  beğendim sizlerle paylaşmak istedim..

10:15 - 5/9/2008 - yorum {yok} - yorum yaz


Dolunay'ı izledin mi?

Kategori: Belirtilmemiş

12:23 - 4/8/2008 - yorum {2} - yorum yaz


Kurdela Nakışı Yatak Örtüsü

Kategori: kurdele nakisi

Merhaba arkadaşlar  gecen yıl başladım  bu yatak örtüsüne  henüz bitiremedim.. inşallah en kısa zamanda bitirip tamamınıda yayınlıycamm

22:21 - 1/7/2008 - yorum {2} - yorum yaz


El Emeğim Göz Nurumm

Kategori: kurdele nakisi

Geçen yıl yapmaya calıştığım yatak örtümün kırlentı

22:06 - 1/7/2008 - yorum {yok} - yorum yaz


Kurdela Nakışı Tepsim

Kategori: kurdele nakisi


         

22:10 - 14/6/2008 - yorum {3} - yorum yaz


Tüm Aydınlıklar Bizlerin Olsun

Kategori: Belirtilmemiş

Orta yaşlı ve düzgün giyimli bir adam sessizce kafeye girerek
köşedeki masaya oturur. Garsona sipariş vermek için beklerken yan masadaki gençlerin kendisine bakarak gülüştüklerini fark eder.
   Belli ki  yakasına taktığı küçük pembe kurdele şeklindeki Rozetine gülmektedirler. Bu alaylı bakışları görmezden gelen adam, yan masadakilerin bu ısrarlı sırıtmalarına dayanamayarak elini lacivert ceketinin yakasındaki rozete götürerek, 'Bu mu?' diye bakışanlara sorar. Yan masadakiler yüksek sesle gülerek, 'Küçük güzel Pembe kurdeleniz lacivert ceketinize pek de yakışmış!' Diyerek sırıtmaya devam ederler.
  Orta yaşlı adam bu sözüsöyleyen delikanlıya dönerek, Lütfen masama buyurun bunu tartışalım'  der.
   Biraz önce tüm sevimsizliğiyle sırıtan delikanlı Sebebini anlamadığı
bir utanma ve sıkıntı hissine kapılsa da Gelip masaya oturur. Adam anlaşılır
ve yumuşak bir sesle, 'Bu Rozet tüm dünyada, içinde olduğumuz ayda,
kadınların arasında meme kanseri bilincini yaygınlaştırmayı ifade ediyor.
Ben bu rozeti annemin adına takıyorum' der. Bu açıklama karşısında
başkalaşan delikanlı, 'Çok üzüldüm, anneniz meme kanserinden mi öldü'
diye sorar. Hayır' diye cevap verir orta yaşlı adam ve devam eder:
Annem sağ. Küçük bir çocukken kendimi yalnız hissettiğim korkulu anlarımda her zaman baş ımı saklayabileceğim ve huzur bulacağım yumuşak bir yuvadır annemin memeleri. Annemin sağlığı için dua ediyorum.
       Hımmm' diye kekeler delikanlı. 'Bu rozeti karım için takıyorum' diye devam eder orta yaşlı adam. Karınız da herhalde iyi' diye sorar delikanlı. 'Evet, evet' der adam Karım benim için aşk ve sevgi kaynağı olmuştur her zaman. 23 yıl önce sevgili kızımızı beslemiştir memesiyle. Karımın sağlığı için  Allah'a  şükrediyorum.' Sanırım kızınızın sağlığı için de takıyorsunuz?
    Hayır... Kızımı bir ay önce meme kanseri nedeniyle kaybettik. Yaşının çok genç olduğunu düşünerek ihmal etmiş memesinde fark ettiği kitleyi. Bu
nedenle geç kaldık.
'Genç delikanlı, yüzündeki utangaç ve üzüntülü bir ifadeyle,
'Çok üzgünüm bayım. Özür dilerim' der... Orta yaşlı adam 'Kızımın
anısına öğünerek takıyorum bu küçük pembe kurdeleyi. Bu sayede çevremdekileri de aydınlatabiliyorum. Şimdi evine git, karınla, kızınla, annenle konuş' deyip cebinden çıkardığı küçük pembe kurdele rozetini uzatırken, delikanlı öne eğilir ve Yardım edebilir misiniz?' diye mahcup mahcup sorar.

Bu öyküyü Türkiye Meme Vakfı'ndan Dr. Can Gürbüz gönderdi.
Öykünün
altına bir de not düşmüş:  'Bir mumun, diğer mumu yakarak
aydınlatmasıyla kaybedeceği hiçbir şey yoktur.. Lütfen bu hikâyeyi Yayarak diğer mumları da aydınlatın... Tüm aydınlıklar kadınların olsun...'

20:09 - 10/6/2008 - yorum {2} - yorum yaz


Okyanus YÜREKLİ Dostlar

Kategori: Belirtilmemiş

Okyanus Yürekli Dostlar ....

Su, kendine sırdaş arıyordu. Önce buluta verdi sırrını.
Ağır geldi sır buluta. Sağanak sağanak döktü suyun tüm sırlarını.

Sonra göle gitti su. Ona anlattı derdini. Bu arada bulut suyun sırrını
yağmur yapıp, dolu yapıp, kar yapıp savurduğu için, zaman zaman
taşıyordu göl ve çıkıyordu suyun sırrı iyice açığa .

Sonra nehre verdi su sırrını. Nehir de aldı suyun sırrını çekti gitti.
Dereye verdi. Dere biraz daha yavaş olsa da nehirden, o da götürdü suyun
sırrını bir başka bilinmezlere...

Çağlayanlar, şelaleler, akarsular... Hepsi kayboluyordu bir anda.

Sonra bir gün su takip etti dereyi. Dereye okyanusa kavuşunca farketti
su, bütün sırlarının akarsularla, çağlayanlarla, ırmaklarla...okyanusa
taşındığını.

Karar verdi su. Sırrını okyanusa verecekti. Öyle de yaptı zaten. Tüm
sırlarını okyanusa verdi. Artık suyun sırrını okyanustan başkası
bilmiyordu. Ne taştı okyanus, ne bir başkasına taşıdı suyun sırrını, ne
de kurudu....

Geçenlerde karşılaştık suyla. Bir bardaktaydı. Suskundu.
Çok uğraştım konuşturamadım.
Ben tam giderken '' Dur !'' dedi su. Durdum!

'' Okyanus yürekli dostlar bulmadan sakın konuşma!
Taşıyamazlar, kaldıramazlar senin yükünü, canını yakarlar,
utandırırlar....'' dedi.

Çevrenizde hep 'okyanus yürekli' dostlarınızın olması dileğiyle .....

19:48 - 10/6/2008 - yorum {yok} - yorum yaz


Feretiko Kumaşa İşlenmiş Kurdela Nakışı

Kategori: kurdele nakisi

22:21 - 7/6/2008 - yorum {1} - yorum yaz


Son Sayfa Sonraki Sayfa



Hakkımda
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Son Yazılar
- ...YAĞMUR YÜREKLİM...
- .....SENİ SEVMEK VARDI.....
- ..........ÇOÇUKCA AŞK...........
- .....ÖDÜL ALDIMMMMM..........
- .......SOBEEEE.....

Arkadaşlarım
melekannem35
hazanmevsimleri
papatya68
cansofi
tees
sivist
gulaysem
hulela
fatostuncay
gulcinhobby
Arzu Sabuncu
yemekkazani
gonuldeneledokulenler
canoya
mutfakbereketi
yassmintaki
naliya
anemonunmutfagi
turbantasarim
hayaldunyasi34
serpilinmutfagi
Asya EYLÜL
kurabiyevi
fulyag
sevdabahcem34
firuze53
elayzam



"BANNERİM" ImageChef.com - Custom comment codes for MySpace, Hi5, Friendster and more (Eklemek isterseniz sayfanın sonuna bakın.)
Murat Başaran - 07...
ARKADAŞLARIMIN "BANNERLERİ" ImageChef.com - Custom comment codes for MySpace, Hi5, Friendster and more melekannem35 ImageChef.com - Custom comment codes for MySpace, Hi5, Friendster and more Gün biter gülüşün kalır bende anılar gibi sürüklenir bulutlar Ömrümüz ayrılıklar toplamıdır yarım kalan bir şiir belki de Aykırı anlamlar arayıp durma güz bitip sular köpürür de kapanmaz gülüşünün açtığı yara uçurum olur zaman her gece Her gece yeni bir savaş baslar acı ses olur, ses deli yağmur Sığındığım her yer adınla anılır ben girerim sokağı devriyeler basar Bir de gülüşün eklenir kimliğime.







ImageChef.com - Custom comment codes for MySpace, Hi5, Friendster and more