

| "hayata değer herşey burada" |
...YAĞMUR YÜREKLİM...GEL ARTIK YAĞMUR YÜREKLİM...henüz bitmemiş hayatımı seni ararken ağlamaktan kuruyan gözlerimi mutluluğa dönüştür öğret artık mutluluğu, sil artık geçmişteki avuntuyu. döndür beni bu yoldan gel artık yağmurum ol... verilmiş ama tutulmamış tüm sözleri sen sun hayata... aşkın ateşiyle yanan tüm izleri her damlan ile şeffaflığa sürükle yağ hiç durmadan üzerime... GEL YAĞMUR YÜREKLİM sen başla günüme sen bitir gecemide.. her yerimi sana bula dört duvarıma kokun sarsın. sokağımı rengin şehrimi adın alsın. kendi renginle sel ol al sokaklarımın tüm pisliğini kendi rengine boğ.. ve anlat şehrime aşkın nasıl olacağını... damlaların önce beni sarsın al beni benden çal ruhumu bedenimden temizle tüm kötü duygularımı huzura kavuştur hayatımı ve sonra bul yolunu ez geç şehrimin tüm sokaklarını yalancı suratları ruhsuz insan olmayan insancıkları sustur her bir varlığı söyleyemediğim sözlerim ol beni sana seni bana sun haykır aşkımı dünyaya sesinle boğ o insancıkları anlattığın aşkımızla... GEL ARTIK YAĞMUR YÜREKLİM TURNALARA TUTUNDA GEL YAGMUR OL GEL (ALINTI) 09:18 - 8/7/2009 - yorum {5} - yorum yaz.....SENİ SEVMEK VARDI.....Seni sevmek vardı ölürcesine..Şimdi yanında olmak sana bakmak gözlerinin karanlıgında kaybolmak vardı.. Kömür gözlerinin yaktığı ateşte yanıp kül olmak vardı. Görmemeliydim senden başka bir yüz işitmemeliydim başka ses ve dokunmamalıydım başka kalbe.. ”Hala seninim” diyebilmek vardı şimdi .. Senin için atıyor bu kalp ilk günkü gibi diye haykırmalıydım.. Başka göz bakmamalıydı başkasının bitanesi olmamalıydım! Yalnız senin olmalıydım Bir tek sana kalmalıydım .. Seni anlatmak vardı tanıdık tanımadık herkese.. Seviyorum hemde ölürcesine bilmeyen kalmasın Yok bu aşkın önünde hiçbir engel.. O benim yalnız benim .. Bense sadece onunum demek vardı .. Son nefesimde bile haykırmak vardı dağa taşa aşkımızı .. Güldügünde güller açan bütün güzellikleri kıskandıran o gül yüzünü öpmek vardı. Hissetmek vardı o sıcak öpüşlerini .. Dans etmek vardı seninle o ilk şarkımızda.. Belki bir gece yıldızların altında belki bir gün güneşin sıcaklıgında.. Sarhoş olmak vardı aşkından birdaha kendime gelemeyecek kadar.. Bu aşk seninle başladı seninle bitecek Bu kalp ilk seni sevdi hep seni sevecek demek vardı.. Birlikte yaşayıp birlikte ölmek vardı azraili kıskandırırcasına.. Bak işte hepsi yarım kaldı . Susacak dilim söylemeyecek artık başkasına bu aşk cümlelerini. Yazmayacak ellerim senden başkasına bir tek satır. Artık olmayacak senden hayalinden başkası. Seninle başladı seninle bitmeli diyebilmek vardı.. [Olmadı.. 11:58 - 18/6/2009 - yorum {1} - yorum yaz..........ÇOÇUKCA AŞK...........Seni özlemek geldi içimdenÇocukluğumu özler gibi Babamın eve gelişini gözler gibi Sobanın üzerinde kızarmış ekmek Çaydanlıkta tıkırdayan çay İçmek geldi seni içimden Oh çekerek yudum yudum Ağlamak geldi içimden Hüngür hıçkırık çocukça Hiç neden olmasa bile Türlü kaprisler yaparak sana... Karanlıktan korktum da yine Yatağında uyumak istedim Sokulup kedi gibi koynuna Sıcaklığını duymak istedim Haydi evcilik oyna benimle Çamurdan köfteler yap bana Bu yaramaz bebeğine Ninniler söyle dizinde Haydi çocuk gibi davran bana Hiç olmadığım kadar çocukça Çocukluğuma ver bütün bunları Farzet ki - Çocukça aşık olmak geldi içimden... ............ALINTI........... 02:05 - 25/4/2009 - yorum {5} - yorum yaz.....ÖDÜL ALDIMMMMM..........MERHABA ARKADAŞLAR ..SEVGİ ÖDÜLÜ ALDIM..SEVGİLİ ARKADAŞLARIM http://selinmisirli.blogcu.com ve http://naliya.blogcu.com TARAFINDAN ÖDÜLE LAİK GÖRÜLDÜM..KENDİLERİNE ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM... ![]() BU ÖDÜLÜN 3 TEMEL KURALI VARMIŞ 1.) ÖDÜLLENDİRENİN LİNKİNİ VERMEK 2.) ÖDÜLÜ 7 BLOG SAHİBİNE VERMEK 3.) SEÇİLEN BLOG YAZARLARINI HABERDAR ETMEK LİSTEMDEKİ TÜM ARKADAŞLARIMA VERMEK İSTERİM BU SEVGİ ÖDÜLÜNÜ FAKAT KURALLARI CİGMEMEK İSTEMIYORUM ..VE 7 ARKADAŞIMA GÖNDERİYORUM.. http://elifo5543.blogcu.com http://erzurumceyizsarayı.blogcu.com http://firuze53.blogcu.com http://hulela.blogcu.com http://turbantasarimci.blogcu.com http://beyazesra.blogcu.com http://canoya.blogcu.com SEVGİLİ ARKADAŞIM http://aysemetaslı.blogcu.com SEVGİ ÖDÜLÜYLE BENİ GURURLANDIR DI ARKADAŞIMA ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM . VE BENDE HİÇ DÜŞÜNMEDEN 7 ARKADAŞIMA DAHA GÖNDERİYORUM.. SEVGİLER ARKADAŞLAR. ![]() http://kurabiyevi.blogcu.com http://guleysem.blogcu.com http://sevdabahcem34.blogcu. http://zeynepkaraoglu.blogcu.com http://melekannem35.blogcu.com http://papatya68.blogcu.com http://elayzam.blogcu.com 16:06 - 19/2/2009 - yorum {13} - yorum yaz.......SOBEEEE.....MERHABA ARKADAŞLARSevgili blogcu arkadaşımız aysemertasli beni sobelemiş ve bu benim ilk sobem canım arkadaşım teşekkür ediyorum.. cevaplamaya çalışıcam .. 1. yaptigim 4 iş; Ev işlerii, temizlik, Nefret ede ede ütü, Bulaşık,çamaşır 2.yasadigim 4 yer: Rize, Güneysu, İstanbul, Antalya, 3.defalarca izleyecegim 4 film: Yeşil yol,Babam ve oğlum,Oşimdi asker,geyşa'nın günlüğü, 4.izledigim 4 tv programi: Beyaz şov,komedi dükkani,küçük kadınlar,son dönemler de de sonbahar i izlemekden kendımı alamıyorum... 5. en sevdigim 4 yemek: Bolll etli ve yağlı güveç,Etli kara lahana sarması,su böreğii,tatlı türlerinin her çeşidini severim yeterki tatli olsunn:)) 6.simdi olmak istedigim 4 yer: Ah ahh şimdi Antalyada lara sahılınde yiğenlerimle ablamla kahvaltı yapmak,ötobüsle çooooookk uzaklara yolculuk yapmak,denize karşı bir bank da oturmak,eşsiz buçaksız bir ovada çimenlerin üzerine uzanmak isterdim... 7.yagmur olsaydim düsmek istedigim 4 yer: Öncelikle suya ihtıyacı olan heryere düşmek isterdim.. Gül bahçesine,tarlaya,yürüyüş yapan sevgililerim omzuna,ve ve sevdigimin yanagına düşmek isterdim ....:))) 8.sobelemek istedigim 4 arkadasim: http://blogcu.com.canoya http://blogcu.com.naliya http://blogcu.com.firuze53 http://blogcu.com.hulela 09:50 - 12/2/2009 - yorum {6} - yorum yaz...KÜÇÜK İTFAİYECİ...
KÜÇÜK İTFAİYECİ
Anne, altı yaşındaki lösemiyle savaşan oğluna bakarken dalıp gitmişti. Kalbi, acı içinde olmasına rağmen, kararlılık duygusunun da etkisini hissediyordu. Her ebeveyn gibi o da oğlunun büyümesini ve umutlarını gerçekleştirmesini istemişti. Ama bu, artık mümkün değildi.
hayallerini gerçekleştirmesini istiyordu. "Bora! Büyüyünce ne olmak istediğini hiç düşündün mü? Hayatında neler olmasını dilediğin ve hayal ettiğin oldu mu?" diye sordu. "Anneciğim, ben büyüyünce hep İTFAİYECİ olmak istedim". Anne, gülümsedi ve.. "Dileğini gerçekleştirebilecek miyiz bir bakalım" dedi. Daha sonra, Ankara'daki itfaiye müdürlüğüne gitti ve orada yüreği en az Ankara kadar büyük itfaiyeciler ile tanıştı. Ona oğlunun son isteğinden söz etti ve oğlunun itfaiye arabasına binip şehirde küçük bir tur atmasının mümkün olup olmadığını sordu. "Bundan daha iyisini de yapabiliriz. Eğer oğlunuzu Çarşamba sabahı saat yedide hazır ederseniz, onu o gün şeref konuğu yapar, itfaiyeci kimliğine büründürürüz. Bizimle itfaiye müdürlüğüne gelir, bizimle yemek yer, yangın söndürmeye gelir. Hatta bize ölçülerini verirsen, ona üzerinde Ankara itfaiyecilerinin kırmızı renk üzerine islenmiş ambleminin olduğu gerçek bir itfaiyeci kostümü diktirir, lastik botları ısmarlarız. Hepsi Ankara’da üretiliyor." Üç gün sonra, itfaiyeci Bora’yı aldı, ona elbisesini giydirdi, ve hasta yatağından itfaiye arabasına kadar eşlik etti. Bora, itfaiye arabasına kuruldu ve müdürlüğe doğru yol almaya başladı. Kendini çok mutlu hissediyordu. O gün Ankara'da tam üç yangın ihbarı olmuştu. Değişik itfaiye arabalarına, hatta itfaiye Müdürlüğünün özel arabasına da binmişti. Yerel televizyonlar da onu izleyip, çekmişlerdi. Hayallerinin gerçek olması, gösterilen sevgi ve ilgi, Bora’yı o kadar etkilemişti ki, doktorların söylediğinden tam altı ay daha fazla yasamıştı. Bir gece bütün yaşam belirtileri dramatik bir şekilde yok olmaya başlayınca, hiç kimsenin yalnız ölmemesi gerektiğine inanan başhemşire, aile bireylerini hastaneye çağırdı. Daha sonra Bora’nın itfaiyede geçirdiği günü hatırladı ve itfaiye müdürlüğüne telefon açıp Bora’nın bu dünyaya veda ederken yanında, özel kıyafetleri içinde bir itfaiyecinin bulundurulmasının mümkün olup olamayacağını sordu. İtfaiye Müdürü; "Bundan daha iyisini de yapabiliriz. Beş dakika içinde oradayız. Bana bir iyilik yapar misiniz? Sirenlerin çaldığını duyduğunuzda, yangın olmadığı anonsunu yaptırabilir misiniz? Sadece itfaiyecilerin önemli bir meslektaşlarını ziyarete geldiklerini söyleyiniz. Ve lütfen onun odasının penceresini açınız" diye yanıtladı. Yaklaşık beş dakika sonra hastaneye çengel ve merdiven taşıyan kamyonet ulaştı. Merdiveni açtı ve Bora’nın 5.kattaki odasına doğru yaklaştı. Tam on dört itfaiyeci Bora’nın odasına tırmandılar. Annesinin izniyle onu kucakladılar ve ona onu ne kadar sevdiklerini söylediler. Ölümle pençelesen Bora itfaiye müdürüne baktı ve; "Efendim ben simdi gerçekten itfaiyeci miyim?" diye sordu. "Bundan şüphen mi var Bora?" diye yanıtladı müdür. Bu kelimelerden sonra Bora gülümsedi ve gözlerini sonsuza dek kapattı. Belki unuttunuz, belki hatırlamıyorsunuz, belki de çok duygusuz, çok katı oldunuz; Ama bilin ki ; HAYAT; SEVGİ VE UMUT SAÇMAKTIR (Alıntı) 07:19 - 2/12/2008 - yorum {21} - yorum yazHOŞGELDİN HAYATIMIN MAVİSİ![]() Geceydi seni bana taşıyan… Sen geceye yakındın, bende sana…. Ağır aksak işleyen zamanın düşürdüğü tuzaklardan kurtulup geldin, hoş geldin.Korkularınla, sırlarınla ve sadece gözlerine derin bakanların görebileceği acılarınla geldin, iyi ki geldin….. Bekleyişlerimin içine hapsettiğim özlemlerim vardı.Nicedir kimseyle paylaşmadığım hüzünlerim.Soramadığım sorularım.. Hatırladığımda yüreğimde yaratacağı o korkunç sızıyı duymaktan korktuğum için beynimin bir köşesine fırlatıp attığım ve bir daha hiç dokunmadığım anılarım vardı…. Şimdi özgür bıraktım özlemi.Şimdi hüzünde sevinçte doyasıya yaşanıyor bende.Sorular cevabını buluyor, anılar canlanıyor çünkü sen geldin.Susmak ne çok akıllandırmış beni… Ne çok biriktirmişim kelimelerimi…. Bir bir dökülürken dilimden sevda sözcükleri senin o tedirgin duruşun bile durduramıyor beni.”Seni soluyan bir rüzgara kapılmış gidiyorum.”, yüreğimi bir yelken gibi açtım, seninle dolduruyorum.Seninle olmanın, seni yaşamanın ve zamanı sadece seninle paylaşmanın eşsiz hazzını duyumsuyorum, ne iyi ettin de geldin….. Bir büyüysen bozulma. Bir hayali yaşıyorsak kaybolma. Hep biz çözecek değiliz ya gerçeğin düğümlerini, bırak kendi halinde kalsın. Ruhuna talibim ben asıl gerçek bu. Kaçışlardan bıkmış, hep yarım kalmış ruhum da bir tek seninle doyuma ulaşacak, kendini bulacak. Dedim ya, sen geldin.Bir de mavi var öyle ya….. Nereye saklamıştım maviyi ? Kimlerden gizlemiştim de yok sansınlar istemiştim ? Bak, güneş bile mavi mavi parlıyor görüyor musun ? Yavaş yavaş yok oluyor yüreğimin gri katmanları. Maviyle anılıyor görebildiğim her şey.En çok maviye tutkunum ben, bu yüzden mavi sen oluyorsun, çocuk gibi seviniyorum. Sen maviyle geldin.. Sahi , çocuk olmayı ne kadar özlemişim ben… Senin içindeki çocukla oynayacak bendeki çocuk. Yalansız ve saf olacak. Kumdan kaleler yapacak, içine seni koyacak. Kaleyi yıkacak, seni kurtaracak, kahraman olacak.Çığlıklar atacak, yorulmayacak, sensiz hiç bir oyunda “ebe” olmayacak.Korkma , içindeki o çocuk hep yaşayacak, kimsenin zarar vermesine izin vermeyeceğim.Çünkü sen o çocukla varsın, o çocukla geldin.Yoktum ben , senden önce yoktum sanki. Sen geldin varlığını bildim. Sen geldin bir dokunuşun, bir öpüşün nasıl da büyük bir hazza dönüştüğünü gördüm. Sen geldin ben oldum, aşk oldum. Sen geldin…. ama ne güzel geldin…...Alıntı 01:14 - 25/11/2008 - yorum {6} - yorum yaz...İNSANLARIN ÇOĞU...İNSANLARIN ÇOĞUKaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor. Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için. ![]() Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için. Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için. ![]() Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmEkten korktuğu için. ![]() Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için. Unutulmaktan korkuyor, dünyaya birşey vermediği için. ![]() Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamı bilmediği için ![]() 11:39 - 22/11/2008 - yorum {2} - yorum yazANNEM NEDEN AĞLIYORKüçük bir erkek çocuk,
annesine sordu: "Niçin ağlıyorsun?" "Çünkü ben kadınım." Diye cevapladı annesi. "Anlamadım!" dedi çocuk. Annesi, çocuğu kucaklayıp "Hiç bir zaman anlayamayacaksın!" dedi. Babasına "Baba, annem niçin ağlıyor?" diye sordu. Babanın cevabı: "Bütün kadınlar sebepsiz ağlayabilen yapıdadır" oldu ![]() Küçük çocuk büyüdü, yetişkin adam oldu, halâ kadınların niçin ağladıklarını keşfedemedi. Nihayet öldükten sonra cennete gittiğinde Allah'a sordu. "Allahım!" dedi: "Kadınlar niçin bu kadar kolay ağlayabiliyorlar?" Allah:"Ben kadınları özel yarattım! Tüm yaşamın ağırlığını taşıyabilecek kuvvette olmasına rağmen başkalarına teselli verecek kadar yumuşak omuzlar, doğumun acısına olduğu kadar doğurdukları evlatlarının nankörlüğüne dayanabilecek iç kuvvetini verdim. Başkalarının kuvvetinin kalmadığında; devam edecek azmi, ailesinin hastalığında; yorgunluğa pabuç bıraktırmayacak kudreti verdim. Her türlü şart altında, hatta kendilerini çok kötü incitseler de, çocuklarını sevmek duygusallığını verdim. Bu duygusallık her yaştaki çocuklarının yaralarını sarmalarına, sorunlarını dinleyip paylaşmalarına yardım ediyor. Kocalarını tüm kusurlarıyla sevmek kuvvetini verdim. ![]() Onlara iyi bir kocanın eşini asla incitmeyeceğini fakat bazen destek ve kuvvetini deneyecek davranışlarda bulunacağını anlayacak duyarlı bir zeka verdim. Tek zayıflık olarak kadınlara bir gözyaşı verdim... ![]() Tamamen kendilerinin sahip oldukları, ihtiyaçları olduğunda kullanmak üzere. İnsanlık için bir gözyaşı..." diye cevapladı... Kadını güzel yapan şey ne saçı, ne vücudu, ne de kendini ne şekilde taşıdığıdır. Kadını esas güzel yapan sevgisini paylaşabilmesi, fedakarlığı, sorumluluğu, anlayışı, sadece bilgiye değil aynı zamanda kalbe de yönelik aklıdır. ![]() 23:26 - 14/11/2008 - yorum {4} - yorum yaz
|
![]() Hakkımda Ana Sayfa Profilim Arşiv ![]() Kategoriler
![]() Son Yazılar - ...YAĞMUR YÜREKLİM... - .....SENİ SEVMEK VARDI..... - ..........ÇOÇUKCA AŞK........... - .....ÖDÜL ALDIMMMMM.......... - .......SOBEEEE..... ![]() Arkadaşlarım ![]() ![]() ![]()
(Eklemek isterseniz sayfanın sonuna bakın.)
|